25 Ocak 2012 Çarşamba

Tebdil-i Mekan II * Balat *

İstanbul'da fotoğraf çekilecek mekanlar neresi diye düşünüldüğünde ilk akla gelen yerlerden biridir Balat. Eski evleri, çamaşır asılı balkonlarıyla ilginçlikler sunmada çok cömerttir.

Uzun zamandır fotoğraf çekmeme rağmen Balat'a bir türlü gidememiş,gitmemiştim. Bir sebebi yol üstünde olmayışı, diğeri ise belki de en önemlisi Balat efsaneleri; oraya gidildiğinde kapkaça veya daha kötü bir olaya maruz kalacağımdı. Hadi kendime bişey olmasa ya makinem ya ona bişey olursa korkusuydu :)

Balat'ı göz ardı ederek İstanbul'da fotoğraf çeke çeke artık mekanların tükendiği yeni arayışlara girdiğim dönemlerdi. Üstüne üstlük o zamanlarda da sürekli Balat fotoğraflarını görmeye başlamıştım internette artık algıda seçicilik mi yoksa kaderin cilvesi mi bilemeyeceğim. Nihayetinde şunu anlamıştım artık zamanı gelmişti her türlü işaret beni çağırıyordu,gitmeliydim...

Gözümü kararttım, gardımı aldım (!) düştüm Balat yollarına. Çizgi filmlerde olur ya karakter önce başını uzatır odanın içine,sağı solu yoklar sonra ilk adımını hafifçe atar. Bende aynı şekilde Looney Tunes kahramanlarına gönderme yaparcasına girmiştim Balat'a. Sonra bu davranışım ötürü utandı kendimden genel kanının aksine İstanbul'un diğer semtlerinden pek bir farkı olmayan bir yerdi. Herkes kendi dünyasında hayat koşuşturması içerisinde yaşayıp gidiyor izlenimi uyandı bende. Sonunda Balat'ı Balat yapan tüm güzellikler karşımdaydı. Vakit kaybetmeden davrandım makineme, o esnada sağdan soldan boynunda kocaman makineleri asılı turistler fışkırdı, bizden daha rahat geziyorlardı düşünün ben ne kadar zaman dşünmüştüm gitmek için hatta ilk gidişimde makinemi almadan sadece keşif amaçlı gitmeyi bile düşünmüştüm.

Balat herşeyiyle çok etkileyici bir yer. Osmanlı döneminde gayr-i müslim nüfusun ağırlıklı olarak yaşadığı yer olmasından dolayı kültürler arası bir köprü gibi, her inanışa ait ibadethaneleri orada bulabilrisiniz dünya üzerinde, sanki patrikanenin bir minaresi varmış gibi görünen tek yerdir Balat. Burada parantez açıp belirtmek isterim malesef Fener Rum Patrikhanesinin içine girip fotoğraf çekmeniz mümkün değil sadece dış mekan çekimleriyle yetinmek zorunda kalıyorsunuz.

Fotoğraf karesi olarak size bolca imkanlar sunan Balat malesef tipik hastalıklarımızdan olan güzelim mekanların önüne iğrenç alakasız araba bırakma huyu burada da kendisini gösteriyor, sırf bu yüzden en az 4-5 kare kaçırdığımı üzülerek söyleyebilirm. Yine buraya giderken yanınızda geniş açı bir lensinizle gitmenizde fayda var günün her saati fotoğraf çekmek mümkün tabi güneşi de tamamen kaçırmamak gerekir. Çekim yaparken yine kılçıklara dikkat malum Türkiye'de fotoğraf çekiyoruz tarihi bir binanın tepesinden çanak antenin fırlaması gayet olası malesef. Balat'da gündelik yaşama dair bolca fotoğraf yakalamanız mümkün özellikle çocuklaa odaklanın derim sizlere cömertce fotoğraf sunacaklarından şüpheniz olmasın unutmadan da gitmişken "Mesnevihane"nin kapısını çalın belki bana kapıyı açan aynı çocuk size kapıyı açar, ısrarla ne var ne var diye sorar :)

Yapılabilecek çekim türleri;


  • Mimari
  • Moda
  • Çocuk
  • Gündelik Yaşam
Haydi durmayın eğer İstanbul'daysanız hemen makinenizi kapın ve doğruca Balat'ın yollarını tutun sizi eşsiz misafiperverliğiyle çoktandır orada bekliyor...



1 yorum:

  1. Tedbil-i mekanda ferahlık vardır derlerdi de inanmazdım. Çok teşekkürler, güzel bir yazı olmuş yine.

    YanıtlaSil