Hep kulağımızdadır onun ezgileri, muhakkak duymuşsunuzdur ama Dario'yu tanıyormusun diye sorulduğunda İzmir'li değilseniz büyük ihtimalle vereceğiniz cevap hayırdır. Neden İzmir'li değilseniz dedim çünkü İzmir'in sembollerinden biri olan Tarihi Asansör'ün sokağının adı Dario'nun doğduğu evinde orada bulunması sebebiyle Dario Moreno Sokağı'dır.
Tarihi Asansöre bindiğinizde, asansör çalışır çalışmaz kısacık yolculuğunuza mükemmel şarkılar eşlik etmeye başlar. O an şansınıza hangisi denk gelirse Dario'nun sesinden ya "Sarhoş"u dinlersiniz ya da "Deniz ve Mehtap" ı , bir açıdan İzmir'in eşsiz manzarasına hazırlar sizi bu şarkılar.
Dario Moreno'nun şarkılarını dinlediğinizde kimi şarkılarında sözler hüzün dolu olsa da içinizi bir mutluluk kaplar, ne kadar zor zamanınızda olursanız olun, onun şarkılarıyla bir çıkış kapısı aralar size. Bazı şarkılarında latin etkisini görüp içiniz kıpır kıpır olacaktır özellikle "Olam Boyun Kurbanı" şarkısını latin havalarıyla bambaşka bir yorumla sunmaktadır ki yerinizide duramayabilrisiniz, enerjisi çok yüksek şarkılarından biridir.
Genelde en çok bilinen şarkılarının Türkçe versiyonlarının yanında Fransızca olarakta okumuştur. Aynı müziğe sahip olan bu tıpatıp aynı şarkıların sadece dillerinin değişirilip söylendiğinde bıraktığı etki inanılmaz derecedir.
Bir albümü aldığınızda yaygın olarak bazı şarkılar çok hoşunuza gider bazılarıysa orta şekerli kimileri de -sanatçının emeğine haksızlık olmasın ama- bir daha dönüp yüzüne bakmazsınız. Ama Dario Moreno'suz 40 yıl albümünde CD'yi taktığınız andan itibaren şarkı atlamadan büyük keyifle kendine bağlıyor müzikler ve nasıl son şarkıyı dinleyip albümü tamamladığınızın farkına bile varmıyorsunuz. Müthiş derece de keyifli bir albüm hazırlanmış.
Benim bu albümde en çok sevdiğim parçalar artık klasiklerden olmuş
Genelde en çok bilinen şarkılarının Türkçe versiyonlarının yanında Fransızca olarakta okumuştur. Aynı müziğe sahip olan bu tıpatıp aynı şarkıların sadece dillerinin değişirilip söylendiğinde bıraktığı etki inanılmaz derecedir.
Bir albümü aldığınızda yaygın olarak bazı şarkılar çok hoşunuza gider bazılarıysa orta şekerli kimileri de -sanatçının emeğine haksızlık olmasın ama- bir daha dönüp yüzüne bakmazsınız. Ama Dario Moreno'suz 40 yıl albümünde CD'yi taktığınız andan itibaren şarkı atlamadan büyük keyifle kendine bağlıyor müzikler ve nasıl son şarkıyı dinleyip albümü tamamladığınızın farkına bile varmıyorsunuz. Müthiş derece de keyifli bir albüm hazırlanmış.
Benim bu albümde en çok sevdiğim parçalar artık klasiklerden olmuş
- Sarhoş / Y'a du Travail
- Deniz ve Mehtap / Les Mouettes de Mykonos
- İstanbul'un Kızları / Les Filles d'Istanbul
- Sarı Kanaryam / C'est Ça Que J'Amie
Özellikle "Deniz ve Mehtap" parçasındaki ayrılık sahnelerini tanımlayışı herkesin onu terkeden sevgilisini sorması martıların bile onunla alay edişini o kadar güzel anlatmıştır ki arabesk olarak bestelenmiş olsa kendinizi parçalayacağınız sözlerde müziğin hafifliğiyle birlikte sizi mest etmektedir adeta.
Hemşehriciliği pek sevmem ama Dario'yla aynı şehirde doğduğum , bestelerini yaparken soluduğu ve baktığı denize benimde bakabiliyor olmam ayrı bir keyif...



Gerçekten çok güzel bir yazı, İzmir'de yaşamanın gerçek bir ayrıcalık olduğunu bana bir kere daha hatırlattı. Teşekkürler.
YanıtlaSil